Kasım 28, 2011
Günaydın Sevdiğim…
Günaydın sevdiğim.
Hiç bilmediğin bir kıyıdan, bilmediğin bir iklimden günaydın.
Yokluğunla geçen bir ömrün ardından
Yalnızca sana, bir tek sana
Güneş kadar sıcak,
Sevda kadar büyük bir günaydın.
Günaydın sevdiğim,
Sana benzeyen insan suretlerinden, günaydın.
Ten kokularından, gülüşlerden, günaydın.
Yokluğunla dolu ama seninle yoğrulmuş bir ömürden,
Yalnız sana ait olan bir kalpten kocaman bir günaydın…
Günaydın sevdiğim…
29.11.2011
Ekim 26, 2011
Düşler Denizi…
Düşler denizinde yıkadım yüzümü
Sen vardın yansımasında, birde o koca şehir
Bir martı kondu düşlerime.
Düşler denizi ağlatmadı, dinledi…
Dün şarkılar söyledim,
Düşler denizinin kıyısında
Sevdalı, neşeli, hüzünlü, ama hep sana dair
Saclarımı taradım, gülümsedim düşler denizine…
O pembe gülü dün düşler denizine bıraktım…..
Uzandım kıyısına, yüzümü gömüp düşler denizine
Koyu bir uykuya daldım, düşümde yine sen vardın
Düşler deniziyle yıkadım ruhumu
Sana dair ve seninle…
Düş gibiydi…
26.11. 2001
Ekim 25, 2011
SUÇU YOK GECENİN
O sevdanla yanan alnımı,
Dayayıp buz tutmuş cama
Haykırdım geceye,
-“Bak gör halimi.”
Uzaklarda söndü bir, bir gecenin ışıkları
Ve kör bir adam gibi karşımda gece,
O, ateş gibi göz yaşlarım,
Eritirken camdaki buzu
Yalvardım geceye
-“Ne olur söyle sebebi sen misin bu halimin?”
Yıkıldı karşımda bir, bir gecenin dağları
Ve suçlu bir adam gibi karşımda gece
O her çırpınışta adını fısıldayan yüreği,
Susturup öyle usulca
Dinledim geceyi.
Ve dokundu yüreğime gecenin dilleri
Anladım suçu yoktu gecenin,
Anladım ben yenilmiştim.
09 MART 1998
KUŞLAR AĞLIYOR
Çevirip başımı gökyüzüne,
Uzattım ellerimi.
Kirpiklerim sırılsıklam,
Savurdum yüreğimi.
Kanatırcasına, ısırırken dudağımı.
Saçlarım ıslanmış, hiç bilmeden.
Tanrım! Yağmur mu bu yağan?
Yoksa gönlümün sevgilisi,
Kuşlar mı ağlayan?
17 ŞUBAT 1998
Kasım 24, 2009
KÜÇÜK BİR KIZ ÇOCUĞU YÜREĞİM
Kaybolmuş küçük bir kız çocuğu yüreğim
Sisli ve puslu bir gece adım, adım yaklaşıyor küçüğe
Alıverip kollarına uyutmak istiyor
Kapılsa o sis bulutlarından birine
Gitse,
Suların buz gibi aktığı
Denizin hırçın, umarsız kıyıları dövdüğü sahillere
Anlatsa kaybolmuşluğunu, çaresizliğini
O eski dostuna
Küçük bir kız çocuğu yüreğim,
Kayboluvermiş çaresiz kaldırımlarda
Etrafta bir sürü insan, sel gibi akar durur üstüne
Bağırmak için açar ağzını
Gece sesini alıp götürür
O da yitiverir yüreği ile birlikte
Dünya tatlısı gülücüğü yavaşça silinir yüzünden
Ümitsiz, yemyeşil kırları düşünür
Kelebekler donar kalır düşlerinde
Çaresiz, ümitsiz,
Kayboluvermiş bir kız çocuğu yüreğim
1997-Funda








