Kasım 21, 2011
Aslan gibi bir kadın.O, güneşin çocuğudur ve yaşam sevgisi kolayca alt edilemez.
KENDİSİNE OLAN GÜVENİ SON DERECE GELİŞMİŞ OLAN BU KADIN,
KENDİSİ GİBİ GÜVENLİ, NE YAPTIĞINI BİLEN BİR ERKEK ARAR.
Her zaman bakımlı, zarif, dikkatlidirler. Çok pratik, işlevsel bir zekâya sahiptirler. Gece hayatını severler. Yasam zevkleri pahalı olur. Kendisine olan güveni son derece gelişmiştir. Özgürlüklerine düşkündürler.
O bir bahçe şebboyu değildir. O bir ay çiçeğidir. Tuhaf şekilde popülerdir ve eğer bundan sonraki yaşamında sizin isminizi taşımak alçak gönüllülüğünü göstermesini istiyorsanız, pek çok rakibiniz olacaktır.
Büyük olasılıkla, başka kadınlara kraliçe gibi tepeden bakarak, grubunun sosyal lideri olacak, ancak insanın silahını elinden alan böylesine içtenlik ve böylesine güzel bir gülüş karşısında, buna pek aldıran olmayacaktır. Galiba başka kadınlar O’nun insanları yönetmek ve onların tavırlarına, âdetlerine ve davranışlarına karışmak için doğduğunu seziyorlar. Zaten otoritesini elinden almağa çalışmanın hiçbir yararı olmaz.
Aslan kadınına verdiği canlılık, akıllılık, zarafet, güzellik ve üç kadına yetip de artacak kadar cinsel çekicilikle, doğa sanki iltimas yapmış gibidir. Eğer aşağılık duygusu duyuyorsanız, en iyisi gözlerinizi tüyleri daha az parlak bir kuşa çevirin. Sakın O’nu, her sözüne bağlanıp kalacak küçük uslu bir kız gibi ehlileştireceğinizi sanmayın. Aslan kızının, kendisine tapınacağını sanan bir erkek, yanılıyor demektir. Eğer sizinle uzlaşıyorsa, size saygı gösteriyorsa, arkadaşınız olmayı istiyorsa ve kendisine duygusal yönden sahip olmanıza izin veriyorsa, kendinizi şanslı saymalısınız. Tanrı aşkına; zaten kendisini sevmenize izin vermekle, düpedüz size şövalyelik payesini vermiş olmuyor mu? Doğrusu, çok daha kötüsü olabilirdi. Bir dişi Aslan çok fazla kadındır. O lüks bir varlıktır, ucuzluk reyonlarında bulunmaz.
Şunu akılda tutmakta yarar var ki, bir Aslan burcu kadını fırtınalar yaratabilir veya bir kâse jöle kadar tatlı ve zararsız görünebilir. O’nun fısıltı gibi bir sesi, tatlı, nazik tavırları ve kirpiklerini kırpıştırdıkça pırıl pırıl parlayan güzel gözleri vardır. Bir Aslan kızı serin, durgun bir göl kadar rahat ve sakin görünebilir. Aman, dikkat! Bu O’nun iyi bir etki yaratmak için oynadığı bir roldür. Aşk öykünüzün yıldızı olmaktan çıkartarak, O’na bir yedek oyunculuk veya ikinci derecede bir rol verin, çok geçmeden O’nun hiç de utangaç ve uysal biri olmadığını anlayacaksınız. Kuşkusuz, kul köle olduğunuz Aslan burcu kadınlarının çoğu, herhangi bir saçmalığa katlanamayacak kadar mağrur ve kibirli olduklarını açıkça göstereceklerdir. Tırnaklarını gizleyen, ama onları her gün aynı şekilde bileyen biridir. Öbür cinsten bir dişi Aslanla ilişki kurma yanılgısına düştüğünüz görmeyi doğrusu hiç istemezdim.
Bu kıza kur yaparken atacağınız ilk adım, ona hediyeler vermektir. Bunlar pahalı olduğu ve kusursuz bir zevkle seçildiği ve siz de bunları uygun giysiler içinde kendisine verdiğiniz sürece, ne oldukları fazla önemli değildir. Sonra O’na değişik şekillerde kompliman yapmalısınız. Lütfen orijinal ve yaratıcı olmağa dikkat edin. Bayağı ve kaba bir dil ya da argo kullanırsanız, saraydan dışarı tekrar köylülerin arasına atılırsınız; sizden de buz gibi soğur. Bir kraliçeye ilânı aşk ettiğinizi unutmayın. O, pohpohlanmadan, beğenilmeden yaşayamaz, ama şunu da aklınızdan çıkarmayın ki, sizin her halinizle erkekçe olmanızdan hoşlanır, korkak bir kılıbığa dönmenizi hiç istemez. Aslan burcundan bir kadın güçlü bir erkek olmazsanız, sizi sevemez. Aynı şekilde, tenezzül ediyormuş, lütfediyormuş gibi davranışlarla kendisine hakaret etmenize de izin vermeyecektir. Kendi inanışına göre O, kesinlikle zayıf cins değildir. Eğer bu aslana hükmedemeyecekseniz en iyisi sadece arkadaş kalın böylelikle tırnaklarını çıkardığını da hiçbir zaman görmezsiniz.
Aslan burcu kızlarının çoğu atletiktir ve spordan hoşlanırlar, ama siz O’nu futbol alanı yerine tiyatroya götürürseniz, daha akıllıca bir iş yapmış olursunuz. Sahne ve sahne ışıklan hiç kuşkusuz O’nu mıknatıs gibi çekecek ve tümüyle değiştirecektir. (Biletlerinizi salonun ön sıralarından alırsanız daha iyi olur. Balkonu aklınızdan çıkarın). Oyundan sonra, O’nu hamburgerciye götürürseniz, sizi çok sevdiği için, tezgâhta oturup patates kızartması yiyecektir fakat bununla yetineceğini sanmayın. O’nu daha seyrek de olsa, daha göz alıcı yerlere götürün, ille de gözü parada olan bir insan değildir; aslında, genellikle cömerttir. Sık sık herkesin kendi parasını ödediği buluşmalar yaratacaktır. Ama ucuz ve fakir görünüşlü yerlerde rahatsız olur. Dünyadaki en fakir Aslan burcu kadını bile pencerelerine dokumlu perdeler, parmaklarına yüzükler ve başka süs eşyaları alabilecek kadar para biriktirmeyi başarır. Arada sırada sırf merakını gidermek için fakir mahallelere gider, ama kalabalıktan uzak durmak üzere, sadece gözlemci olarak. Fakirlik O’nu bunalıma sürükler, fiziksel olarak da hasta eder. Kılıksız gezerseniz ve O’na kulübede oturmayı önerirseniz hiç şansınız yok demektir.
Aslan burcu kadını yalandan nefret eder. Ayrıca başkalarını da kendisi gibi dürüst sanacak kadar saftır. Hayatı bir tiyatro gibi kabul eder ve sürekli rol yapar. Zor durumlardan kurtulmak ya da başkalarına kötülük etmek için değil tabii. Hayatı daha renkli, daha eğlenceli, daha canlı bir hale getirmek için. Neşeli olduğu zaman en küçük olayı bile öyle tatlı, öyle renkli biçimde anlatır ki karşısındakileri adeta büyüler. Böyle bir kadınla arkadaşlık etmek eğlencelidir, sizin hayatınızı da renklendirmeyi başarır. Ancak kolay kolay dost seçmediğini de söylemek gerek. Çünkü Aslan kadınının insanlara güvenmesi zordur. Ama size bir kez güvendi mi, artık ondan her türlü fedakârlığı bekleyebilirsiniz. Aslan burcu kadını çalışmayı sever ve genellikle meslek hayatında çok başarılı olur. Kendinden emindir ve değerini bilir. Ama yine de birine bağlanmayı ister. Tabii kişilikli bir erkeğe… Erkeğinden de kendisi gibi başarılı olmasını bekleyen bir kadındır. Bu kadınla birlikte yaşayacak erkeğin işi de zor sayılabilir aslında. Bir kere bu kadını kelimenin tam anlamıyla “taşıyabilmeniz” gereklidir. Ehven-i şer sözcüğü bu kadın için kullanılamaz. O, kötünün iyisiyle yetinmez, her şeyin en iyisini ister.
Arada sırada tutan kendini beğenmişliği ve gösteriş merakı için dişi Aslanı suçlamayın. Kendini sıradan kalabalıkların üstünde görmek O’nun doğal yapısı gereğidir, insanlar buna pek içerlemezler, çünkü içtenlikle sevilen ve sayılan bir Aslan burcu kadını, kadınların en iyi yüreklisi ve en cömerdi olabilir; çocuklara, çaresizlere ve yalnızlara kadınca bir şefkat gösterir. O’nun doğuştan hakkı olan tahtından inmesini gerçekten bekleyemezsiniz. Eğer tipik bir Güneş çocuğuysa, o kadar cana yakın ve göz kamaştırıcıdır ki, insanların çoğu O’nun sıradan biri olmadığını severek kabul ederler. Doğrusunu isterseniz, öyledir de. O, zeki kurnaz, güçlü, yetenekli olduğu kadar, aynı zamanda kadıncadır da… Aklı başında olan hiç kimse de, bunlara sıradan şeyler diyemez.
Aslan kızı genellikle, eş olarak bir mücevher gibidir. O’nu, eski püskü bir bornozla, başında bigudiler ve yüzünde kremle rüküş bir kılıkta dolaşırken pek göremezsiniz. Güzelliğine özen göstermeyi de ihmal etmez. Biraz pahalı olsa da, kusursuz bir zevki vardır. Arada sırada aşırı giden ve şıklığı unutup, cicili bicili rüküş kılıklar giyen bir Aslan burcu kadınına da rastlayabilirsiniz; ancak O, Aslanların genel bir kural haline gelen geleneksel nefis giyim ve moda zevkinin sadece bir istisnasıdır.
Amirinizi eve akşam yemeğine getirdiğiniz zaman, eşiniz harika bir ev sahibi olacaktır. Amiriniz bu kadının kalbini kazandığınız için sizin bir dâhi olduğunuzu düşünecek. Amirinizin eşi de herhalde O’nu çok beğenecek, çünkü dişi Aslana erkekler kadar kadınlar da bayılır ve her iki cins de o’nun dostça gülümsemesinden ve cana yakın kişiliğinden çok etkilenirler. O’nun parlak güneşinde duran herkes sıcaklığı hisseder. Aslanlar pek nadiren gölge yaparlar.
Anne olarak Aslan, çocuklarının üstüne cömertçe sevgi ve şefkat yağdıracaktır. O’nun için çocuklarının kusurlarını görmek kolay değildir, ama kusurlarım gördüğü zaman da sertleşecektir. Yaptıklarının takdir edilmemesine dayanamadığı için, çocukları O’na saygı gösteremezlerse, kraliçeye has bir sessizliğe bürünüp surat asacaktır. Aslan annelerin birçoğu sopayı da esirgemeden, tuhaf bir şekilde çocuklarını şımartırlar. Düşününce insana oldukça çelişkili geliyor. Yavrularıyla alt alta, üst üste oynayıp sıçrar, onlarla yakın arkadaş gibi uzun uzun konuşur; ama aynı zamanda onlara kamçısını şaklatınca askerler gibi dikkat kesilmeyi, terbiyeli davranmayı ve büyüklerinin sözünden dışarı çıkmamayı da öğretir. Öte yandan, onların çok fazla para harcamalarına göz yumması, lüks şeyler istemelerini hoş görmesi tehlikesi de vardır. Bir bakıma, diyebilirsiniz ki, O çocuklarını kral ailesinin, pek çok sevilen, ama özellikle başkalarının yanında hallerine tavırlarına dikkat etmeleri istenen, sevgili küçük bireyleri gibi yetiştirir. Onların başarılarıyla son derece gururlanacaktır. Ve de, onları incitmeğe ve haksızca yargılamağa kalkışanların Tanrı yardımcısı olsun. Bütün bunların yanı sıra, çocuklarını baskı altında boğmayacaktır. Aslan kızı, her saniye çocuklarının üstüne düşmeyecek kadar bağımsız bir insandır. O, kendi hayatını yaşayacak ve dikkatli bir gözle uzaktan yavrularını izleyecektir. Aslan burcu kadılarının birçoğu çalışan annelerdir, ama çocukları pek ilgisizlik çekmezler, iş kafasına sahip Aslanlar, genellikle, annelikle işi kusursuz bir şekilde dengelemeyi başarırlar. Aslan kızı kimi zaman tüm vakarını ve dengesini kaybederek oynayıp sıçrayan oyuncu bir dişi aslan olur. Sağlıklı bir hayvan gibi kahkahalarla kükrer, ama o an geçtikten sonra o ipek sesi ve kraliçe havası geri döner. Çirkin bir imayı ve kaba bir soruyu hiç kimse Aslan kızı kadar nefretle karşılayamaz. O, yabancıların fazla samimiyetinden hiç hoşlanmaz. Her ne kadar kendisi, yakınlarıyla olduğu zaman maskaralık yapar ve şaşılacak kadar rahat davranırsa da, yabancıların hadlerini bilmelerini ister.
Sadakat konusunda Aslan burcu kadını size şu eski deyişi anım-, satacaktır: “Bu bana, bu sana, bu da aşka ve neşeye, bir dakika gecikmeden ben de dürüst olurum sen olduğun sürece.” Bu kadar söz yeter.
O’nun bir oda dolusu hayran erkeğin ilgi merkezi olmaktaki ustalığını kıskanmayın. Dişi Aslan süzülüp geçerken başlar her zaman O’na doğru döner. Erkeklerin kendisine kur yapmalarım çok doğal bulur. O, erkeklerin komplimanlarına cesaret verebilir ve hafif, masum flörtleşmeleri hoş görüyle karşılayabilir, çünkü alkışlanmaya ve pohpohlanmaya duyduğu derin ihtiyacın altında yeterince kadınca olmadığı gibi garip bir korku yatar. O, sürekli olarak, arzulanan bir kadın olduğuna kendini inandırmak zorundadır. En yakın arkadaşınıza gülümseyerek yeni spor ceketine bayıldığını söylemesi, sizi artık sevmediği anlamına gelmez. Ama sakın siz O’nun en iyi arkadaşına yeni etekliğini beğendiğinizi söylemeye kalkışmayın. Bu tümüyle farklı bir oyundur. Eğer O, sizin sekreterinize telefonda “Bayan Adı-ne-ise”den daha samimi bir şekilde hitap ettiğinizi duyarsa, mırlayan kediciğiniz tırmalayabilir.
Kuşkusuz, bu haksızlıktır. Ama eğer tüm o harika parlak renkli tüylere gururla sahip olmak istiyorsanız, siz de bazı özverilerde bulunmak zorundasınız. Ne de olsa, bir tavus kuşuna sahip olmak bir guguk kuşuna ya da kumruya sahip olmakla aynı şey değildir. O’nun kendini beğenmişliğini şakaya alın. O, herhalde kendince önemli biridir, çünkü Aslan burcu kadınları para için değilse, prestij için erkeklerle boy ölçüşmeğe pek karşı koyamazlar. Sizin dişi Aslan, aktristen cerraha kadar her şey olabilir.
Ve işte size Aslan kızıyla güzel bir ilişki kurmanın anahtarı: Sizi baskı altında almasına izin vermeyin-siz de O’ndan üstün olmağa çalışmayın. O’nun giyinme odasının kapısına kocaman parlak bir yıldız yapıştırın ve kendi egonuzu da pohpohlayın. Siz yaman adamsınız, biliyorsunuz. Böyle mağrur bir dişi Aslanın elini kazanacak kadar yaman… Sahi, söyler misiniz, bunu nasıl başardınız?
Kasım 19, 2011
Gündem: Çocuk!
DEPREM BÖLGESİNDEKİ
300.000 ÇOCUĞUN YAŞAMI RİSK ALTINDA
VAN-ERCİŞ BÖLGESİ’NDEKİ ÇOCUKLARIN YAŞAMINI KORUMAK İÇİN
HERKESİ İVEDİLİKLE HAREKETE GEÇMEYE ÇAĞIRIYORUZ.
Van Erciş bölgesinde 23 Ekim’de meydana gelen 7.2 şiddetindeki depremin yıkımının ardından kış koşulları da bölgede yaşamı zorlaştırmaya devam ediyor. 2309 binanın yıkıldığı, 11847 binanın ağır hasarlı, 17923 binanın orta hasarlı olduğu bölgede süregiden 5 ve üzeri büyüklükteki artçı depremler sebebiyle bölge halkı yaşamını dışarda, edinebiliyorlarsa çadırlarda yoksa derme çatma barakalarda geçirmeye çalışıyor. Bir milyonu geçen bölge nüfusuna rağmen devlet tarafından kurulan çadırkent, mevlana kent, konteryner kentlerde barınan nüfusun toplamı yirmi bini geçmiyor.
Kar yağışının başlaması ile barınmaya ilişkin sorunlar had safaya ulaştı. İmkanı bulunanların yanında ve devlet olanakları ile bölgeden hızlı bir göç yaşanıyor. Ancak halen bölgede 600.000’den fazla insanın depremin ve kışın etkilerine maruz kalarak yaşamaya çalıştığı tahmin ediliyor.
Her zaman olduğu gibi bu afette de çocuklar öncelikle ve daha fazla zarar görüyor. Depremin etkilediği bölgede göçün ardından geride kalan 300.000 çocuk bulunduğu tahmin ediliyor. Yoğun kar yağışının başladığı 11 Kasım tarihi ardından -15 dereceleri bulan soğuk hava ile birlikte ilk üç günde 300 çocuğun zature teşhisi ile hastanalerde tedavi altına aldındığı bildiriliyor. Basına yansıyan bu rakamın çok daha ötesinde sayıda çocuğun soğuk kaynaklı hastalıklarla yüzyüze olduğu tahmin ediliyor. Şimdiye kadar resmi rakamlarla Erciş’in Çelebibağ Beldesinde 1 çocuk donarak, önceki gün ise Vanın Karpuzalan köyünde çadırda çıkan yangında 6 ve 12 yaşlarında iki çocuk yaşamını yitirdi, iki çocuk ağır yaralandı. Tedbir alınmadığı taktirde, çocuk ölümlerinin devam etmesinden endişe ediyoruz.
Türkiye 2011 yılında, 20 Kasım Çocuk hakları Günü’nü bu kara tablo ile karşılıyor. Bölgedeki 300.000 çocuğun yaşamı ciddi risk altında. Koordinasyondan uzak, dağınık, işlevsiz, mağduriyeti arttıran çalışmalar ve göstermelik önlemler ile deprem bölgesi dışındaki toplum kesimlerini ikna çabası bir yana bırakılıp durumun ciddiyetinin farkına varılmalıdır. Daha fazla gecikmeden çocukların yaşamını koruyacak etkin önlemler alınmalıdır.
Bu çerçevede:
- Her türlü iç ve dış olanaklar bir ön önce bu amaç doğrultusunda seferber edilmeli, bölge sivil toplumun, ulusal ve uluslararası yardım kurumlarının etkinliklerine açılmalıdır.
- Yardım dağıtımları düzenli olarak ve çadırkentlerde olmasalar dahi tüm ihtiyaç sahiplerini kapsayacak şekilde yapılmalıdır. İhtiyaç sahibinin yardıma değil yardımın ihtiyaç sahibine ulaştığı bir sisteme geçilmeldiir.
- Devlet bölge halkına tam olarak ulaşamamaktadır. Bölgede sosyal hizmet altyapısı yoktur. Çocukların durumunun tespiti ve yerinde destek verilebilmesi için sosyal hizmet altyapısı hızla kurulmalıdır. Bu hizmetin sağlanması için ulusal ve uluslararası sivil toplumdan gelen destek talepleri hızla değerlendirilmeli ve sonuçlandırılmalıdır.
- Sivil toplum örgütleri için işletilen “akreditasyon” sistemi bölgede çalışma konusunda izin almayı haftalara yayan bir bürokrasiye dönüşmüştür. Akreditasyon ile ilgili kalıcı muattap belirlenmeli ve süreç tüm sivil toplum kuruluşları için açık, adil ve hızlı bir şekilde işletilmelidir.
- Kızılay çadırları yerine biran önce kış koşullarına uygun konteynerler, pünomatik ve/veya prefabrik yapılar kurulmalıdır. Bu yapıların sayıları sembolik olmaktan çıkarılmalıdır.
- Çadırkentte yaşamak yardım almanın şartı olmaktan çıkarılmalıdır. Evlerinin bahçelerinde ya da civarında barınmak zorunda olan ailelere de koşulsuz, yerinde, geçici barınak, gıda ve sağlık desteği verilmelidir.
1995’ten bu yana BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin tarafı olan Türkiye sözleşmenin 6. Maddesinde belirtildiği üzere öncelikle çocukların yaşam hakkını korumakla yükümlüdür.
Bu yükümlülüğün ve bölgedeki durumun gereği tüm kamuoyunu, ulusal ve uluslararası tüm kurum ve kuruluşları İVEDİLİKLE, bölgedeki çocukların yaşamını korumak için harekete geçmeye çağırıyoruz.
Gündem: Çocuk!
Çocuk Haklarını Tanıtma, Yaygınlaştırma, Uygulama ve Uygulamaları İzleme Derneği
Tunalı Hilmi Caddesi No:54/8 Kavaklıdere/ ANKARA * Tel-Faks: 0312 437 76 41
www.gundemcocuk.org * info@gundemcocuk.org
- Funda Şen sosyal sorumluluk düşüncesi çerçevesinde bu basın bültenini yayınlamayı uygun görmüştür. Yazıda anılan dernekle herhangi bir ilişkisi bulunmamaktadır.
Benzer yazılar:
Kasım 10, 2011
Çocuklar Gibiydik…
Ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibiydik ikimizde,
Benim gözlerimde bulut,
Senin parmak uçlarında ateş oldu.
Dokunduğun her yer yandı, bitti, kül oldu….
Ne yapacağını bilemeyen çocuklar gibiydik ikimizde,
Benim dilimde hüzün,
Senin bakışlarında, fırtına oldu.
Baktığın her yer, dağıldı,yıkıldı,harap oldu.
28 Ekim 2011
Kasım 24, 2009
KÜÇÜK BİR KIZ ÇOCUĞU YÜREĞİM
Kaybolmuş küçük bir kız çocuğu yüreğim
Sisli ve puslu bir gece adım, adım yaklaşıyor küçüğe
Alıverip kollarına uyutmak istiyor
Kapılsa o sis bulutlarından birine
Gitse,
Suların buz gibi aktığı
Denizin hırçın, umarsız kıyıları dövdüğü sahillere
Anlatsa kaybolmuşluğunu, çaresizliğini
O eski dostuna
Küçük bir kız çocuğu yüreğim,
Kayboluvermiş çaresiz kaldırımlarda
Etrafta bir sürü insan, sel gibi akar durur üstüne
Bağırmak için açar ağzını
Gece sesini alıp götürür
O da yitiverir yüreği ile birlikte
Dünya tatlısı gülücüğü yavaşça silinir yüzünden
Ümitsiz, yemyeşil kırları düşünür
Kelebekler donar kalır düşlerinde
Çaresiz, ümitsiz,
Kayboluvermiş bir kız çocuğu yüreğim
1997-Funda








