Temmuz 3, 2011
Babil Kuleleri “Herkez Organizasyon Yapamaz!!!”
Kebapçıdan söylenen dürümle mangal olmuyor.. Mangal davetlisi olarak katıldığımız Babil kuleleri blogger toplantısı tam bir organizasyon rezaletiydi. Güzel bir cumartesi gününde birkaç tanıdık arkadaşla bir araya gelip mangal yapmak kadar zevkli çok az organizasyon vardır. Yine böyle bir etkinliğe katılacağımızı umarak yola koyulduk ki gişelerden geçerken sınıra kadar geldik pasaport soracaklar diyekorkmadım değil hani. Birkaç saatlik yorucu bir yolculuğun ardından sora sora Babil kulelerini bulduk. Tanıdık birkaç yüz görmek güzeldi yorgunluğa değdi diyecekken genç bir bayan elinde bir liste ile gelerek ne yemek istersiniz diye sordu, Adana, urfa, lahmacun, tavuk şiş, döner. Bir an için mangal bunun neresinde diye düşündüm, bu kadar yol bir dürüm yemek için değer miydi diye sürekli kendime sorarken bütün bunun bir güzel yanını görmeye çalıştım. Diğer arkadaşlarla muhabbet güzel lakin hizmet sıfırdı. Kemal Bey durumu kurtarmak için hizmet etmeye çalışsa da durumun vehameti ortadaydı ve bir süre sonra aynı duyguları paylaşan diğer blogger arkadaşlarda benzer duygularını dile getirmeye başladı. Bu sırada Bahar Hanım durumu kurtarmaya çalışarak yarım yamalak projeden sözetmeye çalışıp örnek daireleri filan gezdirse de tabiki yeterli değildi.
Evet onca blogger buraya ne için gelmişti? Yapılmakta olan dairelerin özellikleri, konumları, ödeme şartları, yaşam alanları ve imkanlarını tanımak ve bunu okuyucularına tanıtmak için değil mi? Bunun için onca satış ekibi arasından bir kişi bile gelip proje hakkında açıklama yapmadı. Hatta projeden sözetmek bir yana lütfedip yanımıza gelip bir hoşgeldiniz bile demediler.
Dostlarla bir arada olup güzel bir haftasonunu mangal başında geçirip aynı zamanda Babil Kuleleri hakkında bilgi almayı umarak gittiğimiz toplantı maalesefki tam bir organizasyon rezaletiydi. Orda o kadar insanı toplayıpda yaptıkları iş hakkında bilgi verme geregi dahi duymayan firma yetkililerin amacı ne ola ki diye kendi kendime sormadan edemedim
) Allah’tan Ercan Bey’in bir müşterisi uçakla gelecek oldu da biz de bunu bahane edip erkenden ayrıldık ve günümüzün geri kalan kısmını kurtarmayı tercih ettik.
Bu organizasyonu tertip eden yetkililerin durumu tekrar gözden geçirmeleri gerekir diye düşünüyorum. Çünkü yaptıkları iş hakkında en ufak bir fikrimiz yok maksat bize dürüm ısmarlamaksa o kadar yol tepmemize zaten gerek yoktu diyor bir daha ki organizasyonlarına beni getirebilmeleri için cidden büyük bir şey yapmaları gerektiğini düşünüyorum ve son söz olarakda Organizasyon her babayiğidin harcı değildir diyorum. Durumu kurtarmak için ordan oraya koşup çırpınan sevgili Kemal ve Bahar’ı da ayrıca tebrik ediyorum onlar olmasa zaten bir dakika bile kimse orda durmazdı.
Temmuz 4, 2010
İşte Sosyal Medya Organizasyonu Böyle Yapılır.
Evet, Bi Büyük Fest ekibi dün akşam pek çok kişiye bunu söyletti. Çektiğim İstanbul fotoğrafıyla katılmaya hak kazandığım bu büyük organizasyonda dün gece harika anlar yaşadık.
Saat 16.30 itibariyle ulaştığımız Turkcell Kuruçeşme Arena nın kapısında Bi Büyük Fest ekibi tarafından karşılandık ve bloggerlar olarak önceden alana alındık. Boğazın kıyısında çimenlerin üzerinde bembeyaz minderlerle donatılmış alan cidden çok cazipti.Hemen kurulduk minderlere. 
Bütün sosyal medya ekibi olarak (hem yemek blogları hem de fotoğraf gönderen bloggerlar) önce fotoğraf sergisini gezip toplu fotoğraf çektirdik. O kadar kalabalıktık ki fotoğrafa girme konusunda birazcık sıkıntı yaşadık valla.
Sonrasında da Guinness rekorunu kıran harika mezelerin yer aldığı bölümü gezdik. Hayatımda adını ilk kez duyduğum o kadar çok çeşit meze vardı ki cidden rekoru hak etmişlerdi.
Masa başında da toplu fotoğraf çekimimizden sonra çimenlerin üzerindeki yerimizi aldık. Sohbet, muhabbet diğer blogger arkadaşlarla selamlaşma falan derken o da ne arka taraftaki Oryantal atölyesinde iki güzel dansöz oynamaya başlamaz mı
Ehh! Rakının olduğu yerde dansözü unutsalardı zaten iki çift sözüm olurdu ama unutmamışlardı. Bir ara dansözleri seyrederken ağzım açık izleyişim sevgili Armağan tarafından fotoğraflandı ama yayınlamayacağını umuyorum
.
Başlarındaki beyaz bonus peruklarıyla beyazlar giyinmiş güzel kızlar bizlere likör kadehleriyle rakı araştırma merkezi tarafından yapılmış narlı rakı kokteyli ikramına başladılar. İşte o dakikadan sonrasını bilmiyorum o nasıl güzel bir şeydi öyle, mutlaka evde yapmayı öğrenmeliyim diyorum. Kaç tane içtim hatırlamıyorum ama masada biriken minik kadehlerden utanıp azcığını geri götürecek kadar çok içtik
. Sonra meze servisi başladı mezelerimizi ve rakılarımızı alıp boğaza sıfır Turkcell Kuruçeşme Arena nın keyfini çıkarmak kalmıştı geriye. Hep ne diyorduk rakı muhabbet içkisidir. Muhabbetle, dostlarla güzel olur. Bizim masada ki ekip harikaydı; Bahar, Kemal, Fatih, Oğuz, Didem, Erdal ve tabiî ki sevgili Serkan. Gece boyunca gülmekten karnımıza ağrılar girdi. Serkan’a buradan da sesleniyorum ve sen ölme emi diyorum. Gece boyunca etrafımızda pervane olup bizi bir dakika boş bırakmayan nefis haydarileri ve peynirleriyle rakımıza daha bir keyif katan sevgili Sütaş ekibini de buradan tebrik etmeden geçmek olmaz. Tüm gece boyunca yaptıkları servisleriyle bizi peynire ve haydariye doyurdular. Gecenin sonlarında yapılan serviste artık hayır demeye başlamıştık.
Püfür püfür rüzgar, harika bir boğaz havası, güzel bir İstanbul akşamüstünde dostlar, masada rakılar, sohbet, deniz, tepemizde sorti yapan helikopterlerle kendimizi cidden çok özel ve şanslı bir azınlıktan hissettik. Bu arada Yeni Rakı ekibinden arada dolaşıp şipşak fotolarımızı çeken güzel kızlara da teşekkürler, çok güzel bir hizmetti. Ayrıca çok da güzel çıkmışım scan edeceğim
.
Gece boyunca tarihi dokuya uygun Osmanlı kıyafetli dağıtıcılar tarafından sırta takılan özel şerbetliklerle Osmanlı şerbeti ve şalgam dağıtarak bizi hiç boş bırakmayan ekibe de kocaman bir alkış. İkramlar arasında yer alan Külahta sıcak helvayı da unutmamak lazım. Gecenin sonuna doğru rakının üstüne süper gitti.
Emre Aydın sahneye çıktığında kimse muhabbeti bölüp tribünlerdeki yerlerine gitmedi. Güzel şarkılarını, muhabbet soframızda denize karşı dinledik. Emel Sayın ve Yeni Türküyle beraber gece hit yaptı.
Bir ara sevgili eşimle çimlerin üzerinde dans ediyorduk. Kendisi ne yazık ki rakı içemiyor; fakat tüm gece neşesiyle bize eşlik etti. Didem ve ben Yeni Rakı tarafından kurulan dilek ağacına onunda rakı içebilmesini diledik.
Ve tabiî ki sevgili Ercüment gece boyunca her yerdeydi. Hepimizle tek tek ilgilenip halimizi hatırımızı sordu süper bir performanstı. Sosyal medya bir daha böyle bir organizasyonu cidden zor görür diye düşünüyor ve Bi Büyük Fest ekibini bir kez daha tebrik ediyorum. Yeni yapacakları organizasyonları merakla bekliyoruz. İşte sosyal medya organizasyonu böyle yapılır dedirttiler.
Haziran 21, 2010
Bir kadının isteyebileceği her şey,
Cumartesi günü PHILIPS in bir etkinliğinde Ortaköy’deydik. Grup Pazarlama Müdürü Didem Tezcan, Halkla İlişkiler Müdürü Burcu Aksoy, Yardımcı Pazarlama Müdürü Beril Özkan ve tüm ekiple birlikte harika bir gün yaşadık. Son derece sıcak bir karşılamayla Ortaköy The house Cafe’deki buluşmaya katıldık. Öncelikle şunu ifade etmeliyim ki bu kadar sıcak bir ekiple daha önce karşılaşmamıştım. Didem, Burcu ve Beril bizi rahat ettirmek ellerinden gelen her şeyi yaptılar. Pozitif enerjileri ve güler yüzleri ile evimizde gibi rahattık.
Boğaza karşı kahvaltılarımızı yaparken daha sonra bir sihirbaz olduğunu düşündüğüm sevgili kuaförümüz İbrahim Zengin’in saç uygulamaları ve trendleri ile ilgili tüyoları dinledik. İbrahim beye en yakın saflarda oturup tüm konuşması boyunca can kulağıyla gözlerimi kendisine dikip meraklı meraklı kendisini dinlemiş olmam sebebiyle sanırım. İlk uygulama için beni seçti. “İlk kurban ben miyim?” diyerek gülüşmeler arasında kuaför koltuğunda yerimi alırken bunun aslında kurban olmak değil şanslı olmak olduğunu üçüncü dakika sonunda anlamıştım zaten. Son derece keyifli anlardı. Sevgili kuaförümüz İbrahim öncelikle kıyafetimizle ve yüzümüzle uyumlu saç şekillendirme konusunda çok başarılı. Romantik bir yüzüm olduğunu söyleyip bana bugüne kadar yapılmış en güzel saçı yaptı. Ayrıca yüzümün ifadesini romantik olarak değerlendirdiği içinde kendisine kocaman teşekkürler.
Saçımı yapmak üzere Philips’in yeni ürünü olan maşaya uzandıklarında açıkçası biraz tedirgin oldum. Çünkü son derece ince telli bir saç yapım var. Twitterdan takip edenlerde bilirler. Hatta bu konudan oldukça da muzdaripim. Şimdi saçlarım yanacak diye endişelendim. İki kocaman kızım var ve benden uzun zamandır saçları için maşa istiyorlardı. Bende ısrar ve inatla saçlarına zarar vereceği düşüncesiyle almıyordum. Çünkü yoğun ısının direk saça temasını sağlayan bu uygulamalar hepinizce de malumdur ki saç için son derece zararlı. Bütün bu endişelerle koltuk da otururken (kaçamıyorum da
) uygulama başladı. Aman Allahım o da ne saçım küçük bukleler halinde omuzlarıma dökülmeye başladı üstelik ne bir yanma ne bir rahatsızlık ne uzun uzun maşayı saçta tutma vardı. Sonradan öğrendim ki philips’in yeni ürünü olan maşanın dışı seramik kaplı olduğu ve eşit ısı teknolojisiyle üretildiği için saça zararı yokmuş. Bilmemek değil öğrenmemek ayıptır diyerek. Meraklı meraklı uygulamanın bütün detaylarını izledim ve sordum. Bu işe en çok sevinense uygulamalar esnasında bana eşlik eden sevgili kızım melike oldu.
Çünkü annesi uzun zamandır istediği maşayı almaya artık ikna olmuştu. Sevinci görülmeye değerdi. Saçlarımın şekillendirilmesi bittiğinde ise grubun tamamı bir sevinç gösterisinde bulundu çünkü cidden bana bugüne kadar yapılmış tüm saçlar içerisinde en mükemmeli olmuştu. Yumuşak bukleler halinde yandan dökülen saçlarım örgü ile arkada birleştirilip bana hem son derece şık bir görünüm verdi hem de son derece zarif durdu. Sırada makyaj uygulaması vardı. Hemen makyaj koltuğuna alındım ve yine profesyonel makyözler tarafından makyajım yapıldı. Benim gözlerim meğerse ne kadar kocamanmış.
Göz altı torbalarımı saklayacak makyaj hilelerini de bu arada örgenmiş oldum. Şimdi sırada fotoğraf çekimi ile kapak kızı olmak vardı. 40 yaşında kapak kızı olmak nasip olacakmış bana
. Son derece heyecanlıydım. Daha önce defalarca kamera karşısına geçmiş biri olarak ben bu kadar heyecan yaptıysam grubun geri kalanını düşünemiyorum bile. Yine profesyonel fotoğrafçılar tarafından fotoğraflarımız çekildi. Biraz şımardık itiraf ediyorum. E ne yapalım hepimiz birer model kadar güzel olmuştuk. Birde fotoğraf makinesi görünce değmeyin artık keyfimize.
Pazarlama müdürü sevgili Didem yanımıza gelip memnun musunuz ? değince artık dayanamayıp koptum. Nasıl memnun kalmayacaktık ki? Bir kadının isteyebileceği her şey yapılmıştı. Önce boğaza nazır güzel bir kahvaltı, kahvaltı eşliğinde saç trendleri hakkında bilgiler ve tüyolar sonra saçlarımız ve makyajımız yapıldı. Fotoğraflarımız çekildi. Hepsinin üstüne de giderken hepimize yeni ürünlerinden kullanıp test edebilmemiz için hediyeler verildi. Allah aşkına sorarım size hangi kadın böyle bir organizasyondan sonra memnun kalmazdı ki. İtiraf ediyorum kendimi son derece özel hissettim. Bu güzel ekiple vedalaşmadan önce hep birlikte bir grup fotoğrafı çektirip birde podyum yürüyüşü yaptık. Yaramaz ve şımarık küçük kızlar gibiydik. Teşekkürler Philips böylesi güzel bir organizasyona imza attığınız ve bir kadının isteyebileceği her şeyi en ince ayrıntısına kadar düşünüp bizi şımarttığınız için. Bu arada maşa cidden harika artık tüm gün harika buklelerle geziyorum .









