Aralık 8, 2011
Şerefe diye kaldırılan kadehlerde şeref sözü verirsin aslında!!! “Dünya Rakı Haftası”
Bi biyük fest, bi büyük şarkı ve dünya rakı haftası. Yeni rakının hemen hemen her etkinliğinde olmaktan büyük keyif alıyorum. Her gece rakı içen biri değilim ama adabıyla rakı içmeyi, içince güzelleşmeyi bilenlerdenim. Bu anlamda da 03 Aralık 2011 Yeni rakı’nın davetlisi olarak Kumkapı Evren Restorandaydık.
Rakı erkek içkisi sanılsa da bence en çok kadına yakışıyor. Hele adabıyla üslubuyla rakı içebilen kadın candır. Herkese yakışmaz rakı, kiminde eğreti durur kimine fazla gelir. Her içkiye benzemez, hafife alınmaz, hele muhabbetsiz, dostsuz, mezesiz ve balıksız hiç içilmez. Rakı sofrası gerçeğin sofrasıdır. Şerefe diye kaldırılan kadehlerde şeref sözü verirsin aslında yalansız ve dosdoğru olacağına dair. Rakı sofrasında yalan söylenmez, söylenemez öyle bir içkidir ki içinde dışında ne varsa döküverirsin ortaya. Şarkılar söyletir, duygusallaştırır, yaklaştırır.
İşte o gece de sevdiğimiz dostlar, meze ve rakı da masada olduğuna göre değmeyin keyfimize bir durum söz konusuydu. Muhabbet çok güzeldi, gece çok güzeldi. Hele gecenin orta yerinde geçen yıl bir büyük festte falıma bakan falcı kızlarım ablaaa diye bagırarak içeri girmesin mi
) Hemen sarmaş dolaş olduk. Ayak üstü falıma bile baktılar yeni yılda bilet al çok şanslısın bu dönem dediler. Hemen klasik yeni rakı kızları pozumuzu verdik. Sanırım onlarda bende yeni rakının klasikleri arasına girmeyi başardık. Çünkü yarattığım afişte kullandığım rakı içen resimim kısa sürede sosyal medyada viral olmuştu bile.
Gecenin ilerleyen saatlerine dogru caddeden geçen yeni rakı orkestrası, ara ara masalarımızın arasında gezen cümbüş ekibi ile gecenin eğlence ve muhabbet dozu arttıkça arttı. Böyle büyük bir grup olupda tek bir olay tek bir tatsızlık çıkmamasını ben içilen rakının kerametine baglıyorum. Cidden dost içkisi rakı.
Gecenin ortalarında bize katılan Banum ve Aykutla muhabbet tavan yaptı. Dünyalar iyisi Baturay’ı tanıdım o gece. Facebook duvarına ilk defa kalemle birşeyler yazdık.
Adabımızla rakıya yakışır bir şekilde hakkını vere vere içtik.
Gecenin sonunda ise içilen kahveler eşliğinde hizmette sınır tanımayan gördüğüm en iyi sosyal medyacı Ercüment’in kahve falı ise neredeyse geceye damgasını vurdu. Benden duymuş olmayın ama çokkkkkkk iyiii fal bakıyor.
Dünya rakı haftası 2006 yılında ilk kez kutlanmaya başladı. Bazı zihniyetler öncelikle bunu ayıplamaya başladı e öyle ya rakının haftası mı kutlanırdı? 2006 dan bügüne dek de yavaş yavaş artan bir ivmeyle kutlanmaya devam ediyor. Bence çok da iyi yapılıyor.Etkinliklerin sadece İstanbu’la sınırlı kalmamasını ve tüm Türkiye’ye yayılmasını temenni ederek. Seneye görüşmek üzere diyorum. Aaaaa sakın seneye kadar rakı içmeyeceğim sanmayın. Dostlarla ara ara rakı içilmezse hayatın ne tadı kalır ama dimi.
Sevgilerle kalın..
Şubat 8, 2010
Kalender adamdı babam…Gerçek sofralarda gerçek muhabbetler yapardı…
Kalender adamdı babam. Gerçek sofralarda gerçek muhabbetler yapardı eşiyle dostuyla ailesiyle. Onun sofraları hep şen şakrak hep bol kahkahalı olurdu. Kahkaha sesleri masasının etrafından çevreye yayılırdı. Kalender adamdı babam.
Şimdiki gibi sanal muhabbetlerden anlamazdı. Yoktu ki o zamanlar bunlar. Yabancılaşmamıştı insanlar bu denli birbirine.
En çok mangal eşliğinde kurulurdu sofralar. Babam geçerdi mangalın başına, yanına mutlaka bir duble rakı hazırlardı annem, salatasıyla mezesiyle. Eş dost masanın çevresinde hem söylenir, hem yenir, hem içilirdi. Bol sohbetli, bol kahkahalı güzel günlerdi. Kalender adamdı babam.
Hele deniz kıyısında kurulmasın o sofra keyfine diyecek olmazdı o zamanlar. Denizi çok sever hele kıyısında dostlarla kurulan sofralara hiç dayanamazdı. Adabıyla içmesini bilen bir beyefendiydi; sohbetiyle, rakısıyla, mezesiyle. Dostları yoksa etrafında içki içmese de anneciğim eşlik ederdi. Ne konuşurlardı ki o kadar diye düşünürdüm hep. Bazen şiir okurdu babam çakırkeyif olunca, annemin kirpikleri titrerdi. Kalender adamdı babam.
Yıllar sonra ilk kez rakı içtim babamla karşılıklı, baba kız. Doldur bakalım cadı dedi. Saatlerce o sofrada ne güzel konuştuk, neleri paylaştık. Bazen ağladık, bazen çılgınca güldük gözyaşlarımız yanaklarımızdan süzülürken. Tek kız olmak başka bir şey galiba. Benim sohbet sofrasında ona eşlik etmemi çok severdi. Hatta bazen sırf yalnız sohbet edebilelim diye beni aldığı gibi soluğu bir deniz kıyısında alırdı. Ne çok şey paylaştım onunla ne çok sevdim. Kalender adamdı babam.
Bir 14 Şubat sevgililer gününde ona üstünde küçük bir not olan bir çiçek götürdüm hasta yatağının başucuna. Üstünde “Tüm sevgiler yalanmış. Tek gerçek sevgi seninki. Seni seviyorum babam” yazan. Çiçeğine öylece bakıp şimdi İstanbul’da olmak vardı cadı. Seninle ortalığı birbirine katardık dedi.
Ne zaman kahkahalarıyla etrafı çınlatan gerçek bir sohbet sofrası görsem. Babacığım gelir aklıma. Kalender adamdı babam…










